BAD-Başak Akkoyunlu Design tarafından Çeşme’de tasarlanan Haus Laminae, yalın malzeme paleti, esnek plan organizasyonu ve detay odaklı çözümleriyle estetik ve işlevselliği bir arada sunan, çağdaş ve zamansız bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor.
Tasarımlarında her projenin kendine özgü karakterini ve kullanıcı deneyimini merkeze alarak, işlevsellik ile estetiği dengede buluşturan Mimar Başak Akkoyunlu liderliğindeki BAD – Başak Akkoyunlu Design tarafından Çeşme’de tasarlanıp inşaatı tamamlanmış olan ve “lamine ev” konseptinden adını alan Haus Laminae, esnek plan organizasyonu ve kütle kurgusuyla hem geniş aile kullanımına hem de daha sınırlı kullanıcı senaryolarına uyum sağlayan bir yapı olarak öne çıkıyor.
Haus Laminae’de havuz seviyesinde konumlanan salon ailenin bir araya geldiği ana yaşam alanı olarak tasarlanırken, evin daha az kişiyle kullanıldığı dönemler için manzaraya hakim çatı katında ikinci bir salon ve mutfak planlandı. Alt katlarda kat yüksekliği maksimum seviyede tutulurken, çatı katının daha alçak kurgusu, tercih edilen açık çatı sayesinde hissedilmiyor; aksine, üst salon ile manzara arasında güçlü bir ilişki kuruluyor. Üst salonun önündeki balkon, manzaraya doğru uzanan bir kaptan köşkü etkisi yaratıyor.
Cephe tasarımında ise manzara ve mahremiyet dengesi ön planda tutuldu. Farklı yönelimlerde oluşturulan açıklıklar, katmanlı bir mahremiyet deneyimi sunarken, ebeveyn odasında manzaradan ödün vermemek amacıyla yan cephede özel bir cephe sistemi tasarlandı. Bu sistem, karşı yönde mahremiyeti korurken deniz manzarasına kesintisiz bir görüş sağlıyor. Ön cephedeki ebeveyn odasının geniş terasında ise komşu parseldeki villa ile görsel ilişki, tasarlanan yeşil bir duvar aracılığıyla filtreleniyor.
Haus Laminae’nin peyzaj tasarımında da manzaranın kesintisiz algılanması BAD tarafından öncelikli bir kriter olarak ele alındı. Ön cephede yalnızca palmiye kullanılarak görüşü engelleyebilecek herhangi bir bitkiye yer verilmedi. Zemin kat bahçesinde yer alan zeytin ağacı ise özenle seçilerek tasarımın önemli bir parçası haline getirildi. Dış mekan kurgusunun önemli bileşenlerinden biri olan ve ön bahçede konumlanan havuz, parsel içinde sınırlı bir alana yerleşmesine rağmen teras ile ele alınan bir su elemanı olarak tasarlandı. Nispeten kompakt ölçülerde planlanarak, bir yandan ön bahçede nefes alacak açık alan bırakırken diğer yandan denize oldukça yakın konumdaki parsel için gün içinde serinlemeye yeterli bir ölçekte kurgulandı. Zemin katta kullanılan açık renk seramik, kaymaz özellikte tercih edilerek teras yüzeylerinden havuzun içine kadar devam ettirilerek iç-dış alan kurgusu arasında güçlü bir süreklilik oluşturuldu. Havuzun yanında yer aldığı yüksek perde duvarın altında ezilme hissi oluşmaması için tasarlanan lineer saksı, havuz boyunca uzanarak mekana yatay bir denge getiriyor. Terasta otururken havuz üzerinden algılanan bu yeşil bant tasarıma görsel bir süreklilik kazandırıyor. Saksı içinde konumlanan şelale ise hem havuzu kullananlar hem de terastan izleyenler için ortama hareket ve ses katan keyifli bir unsur oluşturuyor.
Yorumlar