Konut ve işyeri satışlarının hız kazandığı bir dönemde, kiracılar açısından en kritik sorulardan biri yeniden gündemde: “Ev satıldıysa çıkmak zorunda mıyım?” Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, kiracılı bir taşınmazın el değiştirmesiyle birlikte ortaya çıkan hukuki tabloyu değerlendirerek hem kiracıların hem de yeni maliklerin hak ve yükümlülüklerine açıklık getirdi.
Artan gayrimenkul hareketliliği, kiracılı taşınmazların satışını da beraberinde getiriyor.
Bu süreçte hem kiracılar hem de yeni malik açısından hakların nerede başlayıp
nerede bittiği merak konusu oluyor. Kiracıların en büyük endişesi “Yeni malik beni
çıkarır mı?” sorusu etrafında şekilleniyor. Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu
Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, satış sonrası oluşan hukuki tabloyu değerlendirdi.
Satış, Kira İlişkisini Sona ErdirmiyorKiracının oturduğu konutun ya da faaliyet gösterdiği işyerinin satılması, çoğu zaman
belirsizlik ve endişe yaratıyor. Oysa hukuki düzenlemeler bu konuda oldukça net bir
çerçeve sunuyor. Taşınmazın mülkiyetinin devri, kira sözleşmesini kendiliğinden sona
erdirmiyor. Yeni malik, mevcut sözleşmenin tarafı haline gelerek kira ilişkisinin
devamını sağlıyor. Bu durum, kiracının sözleşmeden doğan haklarının korunduğu
anlamına geliyor.
Av. Elvan Kakıcı Şimşek’e göre bu noktada en önemli unsur, mevcut kira
sözleşmesinin tüm hükümleriyle birlikte geçerliliğini sürdürmesi. Kiracı, sözleşmede
yer alan şartlar doğrultusunda taşınmazı kullanmaya devam ederken, yeni malik de
aynı şartlara bağlı kalmak zorunda.
Yeni Malik İçin Sınırlar Net, İstisnalar BelirliSatış sonrası en çok merak edilen konulardan biri, yeni malikin kiracıyı çıkarma
hakkı. Hukuk burada keyfiliğe izin vermiyor. Yeni malik, yalnızca kendisi veya
yakınlarının gerçek ve zorunlu ihtiyacı bulunması halinde, kanunda öngörülen
usullere uygun şekilde tahliye talebinde bulunabiliyor. Bunun dışında, sırf taşınmazı
satın aldığı için kiracıyı çıkarma hakkı bulunmuyor.
Bu nedenle kiracının, yalnızca mülkiyet değişti diye taşınmazı boşaltmak zorunda
olduğu yönündeki yaygın inanışın hukuki bir karşılığı yok.
Yeni Malik ile Yeni Dönem: Bildirim ve Devam Eden İlişkiTaşınmazın el değiştirmesiyle birlikte kira ilişkisi kesintiye uğramıyor, sadece taraf
değişikliği yaşanıyor. Bu noktada yeni malikin kiracıya satış hakkında bilgi vermesi
gerekiyor. Kiracıya yapılan bu bildirimle birlikte kira bedelinin artık yeni malike
ödeneceği ve sözleşmenin onunla devam edeceği netleşiyor. Böylece kira ilişkisi
kesintisiz bir şekilde sürdürülüyor.
Tek İmza, Uzun Vadeli Sonuç: Tahliye TaahhütnamesiKiracının geçmişte imzaladığı belgeler, satış sonrasında da etkisini sürdürebiliyor.
Özellikle tahliye taahhütnamesi, çoğu zaman göz ardı edilen ancak sonucu doğrudan
etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Eğer kiracı, önceki malike belirli bir tarihte
taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak taahhüt ettiyse, bu belge geçerliliğini koruyor.
Yeni malik de bu taahhüde dayanarak tahliye talebinde bulunabiliyor.
Sözleşme Değişmez, Şartlar Aynen Devam EderTaşınmazın satılması, yeni malike sözleşme şartlarını değiştirme yetkisi tanımıyor.
Kira bedelinin artırılması, ödeme koşullarının değiştirilmesi ya da sözleşmeye yeni
hükümler eklenmesi tek taraflı olarak mümkün değil. Mevcut sözleşmede yer alan
kira artış oranı ve diğer tüm şartlar, yeni malik açısından da bağlayıcılığını
sürdürüyor.
“Haklar Bilinirse Endişe Ortadan Kalkar”Av. Elvan Kakıcı Şimşek, sürecin doğru anlaşılmasının önemine dikkat çekerek,
“Kiracılı bir taşınmazın satılması, kiracının hukuki statüsünü ortadan kaldırmaz.
Aksine, sözleşme ile güvence altına alınmış haklar aynen devam eder. Kiracılar,
yalnızca mülkiyet değişti diye tahliye edilme korkusu yaşamamalı; ancak yeni malikin
kanundan doğan haklarını da göz önünde bulundurarak süreci bilinçli şekilde
yönetmelidir.” dedi.
Hukuki Bilinç, Taraflar İçin En Güçlü KorumaKiralanan bir taşınmazın satışı, hem kiracılar hem de yeni malik açısından yeni bir
hukuki denge oluşturuyor. Bu dengede hak kaybı yaşamamak, büyük ölçüde mevcut
sözleşmenin ve yasal düzenlemelerin doğru anlaşılmasına bağlı. Bu süreçte bilgi
sahibi olmak, tarafların en güçlü güvencesi olmaya devam ediyor.
Yorumlar