Prost’un 1930’lu yıllarda hazırladığı İstanbul planında yer alan bazı ulaşım ve kentleşme öngörüleri, aradan geçen yaklaşık 90 yıla rağmen bugün farklı projelerle hayat buluyor. EVA Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Halil İbrahim Erol, “Prost’un planları birebir uygulanmasa da İstanbul’un temel planlama sorunlarının önemli bölümünün bugün de hala gündemde olduğunu görüyoruz” dedi.
İstanbul’un bugünkü ulaşım ve kent yapısı, yaklaşık 90 yıl önce Henri Prost tarafından hazırlanan planlarla karşılaştırıldığında dikkat çekici benzerlikler ortaya çıkıyor.
Prost’un Tarihi Yarımada ile Beyoğlu arasında raylı sistem bağlantısı kurulması, Yenikapı’nın ulaşım merkezi haline getirilmesi ve geniş yeşil alanlar oluşturulması yönündeki önerilerinin bazıları, yıllar sonra farklı projelerle İstanbul’un planlama gündemine girdi. İşin özünde görülüyor ki İstanbul’un 90 yıllık planlama gündemi değişmedi.
Yenikapı için 90 yıl önce tarif edilen ulaşım işlevi bugün Marmaray ve metro hatlarıyla karşılık bulurken, Tarihi Yarımada-Haliç-Beyoğlu aksındaki raylı sistem bağlantısı da farklı güzergâhlarla oluşturuldu. Prost’un planında Aksaray ve Yenikapı’yı Haliç’e bağlayan önemli bir ulaşım aksı olarak tasarlanan Atatürk Bulvarı ise bugün de Tarihi Yarımada’nın önemli ulaşım arterleri arasında yer alıyor.
“İstanbul’un Temel Planlama Başlıkları Değişmedi”
EVA Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Halil İbrahim Erol, İstanbul’un yaklaşık 90 yıllık planlama geçmişinin, kentin temel ihtiyaçlarının ne kadar kalıcı olduğunu gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Prost dönemindeki İstanbul ile bugünün İstanbul’u arasında nüfus, yapılaşma ve ulaşım açısından büyük farklar bulunuyor. Buna rağmen raylı sistem, ulaşım entegrasyonu, yeşil alanların korunması ve tarihi siluetin devamlılığı gibi başlıkların bugün de gündemde olması dikkat çekici. Prost’un önerilerinin tamamı uygulanmadı; ancak bazı fikirlerin yıllar sonra farklı projelerle yeniden ortaya çıktığını görüyoruz.”
Yeşil Alan Ve Tarihi Siluet De Planın Önemli Parçalarıydı
Prost’un Taksim’den Maçka ve Dolmabahçe Vadisi’ne uzanan 2 No’lu Park planı da İstanbul’un yeşil alan vizyonunun önemli örneklerinden birini oluşturuyordu. Günümüzde Gezi Parkı olarak bilinen alan bu planın günümüze ulaşan parçalarından biri olurken, sonraki yıllardaki yapılaşmalar ve kentsel müdahaleler planlanan yeşil alan bütünlüğünü değiştirdi.
Prost ayrıca Tarihi Yarımada’daki anıtsal yapıların görünürlüğünü ve tarihi siluetin korunmasını hedefleyen düzenlemeler öngörmüştü. İstanbul’un büyümesiyle birlikte tarihi doku, siluet, ulaşım ve yapılaşma arasındaki denge ise günümüzde de kentin en önemli planlama başlıkları arasında yer almaya devam ediyor.
Yorumlar