ORKA Banyo, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hazırladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, 2024 yılında üretimde kullandığı elektriğin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak yeşil sanayi dönüşümünde stratejik bir kilometre taşını geride bıraktı.
Yaşam alanlarına değer katan çözümlerini çevreye duyarlı üretim anlayışıyla birleştiren ORKA Banyo, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı.
Düzce’deki üretim tesislerinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarıyla elektrik ihtiyacının tamamını temiz enerjiden karşılayan ORKA Banyo, I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası) ile bu tercihini belgeledi. Bu stratejik hamle, şirketin market bazlı karbon emisyonunu 12.205,97 tCO2e seviyesine indirerek çevresel etkisini şeffaf verilerle ortaya koydu.
ORKA Banyo, enerji verimliliği hamleleri kapsamında; LED dönüşümüyle aydınlatma özelinde %50, lityum-iyon akü kullanımıyla ise forklift operasyonları özelinde %20 enerji tasarrufu sağladı.
Yenilikçi bir membran kaplama teknolojisi olan TherMold hattını devreye alarak yüzey uygulamalarında teknoloji çeşitliliğini artıran ve çevre dostu üretim standartlarını yükselten ORKA; tüm üretim hattına entegre dijital veri okuma ve etiketleme sistemleri sayesinde operasyonel süreçlerinde izlenebilirlik ve şeffaflık sağlıyor.
Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmayla Mücadele Tüzüğü (EUDR) ile uyumlu olarak ürünlerinde FSC® sertifikalı hammadde kullanımını standartlaştıran ve 2030 yılına kadar FSC® sertifikalı model sayısını yüzde 50 artırmayı hedefleyen ORKA Banyo, hammadde tedarikinden ürün ömrü sonuna kadar tüm değer zincirini iklim odaklı bir yaklaşımla yönetiyor.
Üretim süreçlerinde su tüketimine ihtiyaç duymayan ORKA Banyo, bu stratejik tercihiyle genel su ayak izini en başından düşük seviyede tutmaktadır. Şirket, toplam su ayak izinin %81’ini oluşturan mavi su ihtiyacını alternatif kaynaklarla karşılamak amacıyla yağmur suyu hasadını devreye almıştır. Bu kapsamda 2024 yılında toplanan 2.400 m³ yağmur suyu, yeşil alan sulamasında değerlendirilerek şebeke suyu kullanımı yerine doğanın sunduğu kaynakların geri kazanımı sağlanmıştır. Atık yönetiminde ise geri dönüşüm oranını en üst seviyeye taşıyan ORKA Banyo; tehlikeli atık oluşumunu minimize ederek döngüsel ekonomi modelini iş süreçlerinin merkezine koymaktadır.
Sürdürülebilirliği toplumsal bir dönüşüm alanı olarak gören ORKA Banyo, kadın istihdamında sektör ortalamasının üzerine çıkarak ofis kadrolarında yüzde 28,2’lik bir temsil oranına ulaştı.
2024 yılında 261 çalışanına verdiği çevre eğitimleriyle bu farkındalığı kurum geneline yaydı.
Kurum içindeki bu güçlü bilinci toplumsal katkı projeleriyle geniş bir etki alanına taşıyan ORKA Banyo; ‘Yeşilden Maviye’ projesiyle genç nesillere çevre bilinci aşılarken, köy okullarına kütüphane ve laboratuvar kazandırarak eğitimde fırsat eşitliğini destekliyor. Şirket, eş zamanlı olarak yürüttüğü üniversite iş birlikleriyle de akademik bilgi birikimini sanayi tecrübesiyle birleştirerek toplumsal refaha katkı sunmaya odaklanıyor.
İklim değişikliği ve su stresi gibi küresel risklerin özel sektörün sorumluluklarını yeniden şekillendirdiğini belirten ORKA Banyo Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya genelinde karbon emisyonlarını azaltmak ve su kaynaklarını korumak artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldi. Bu aynı zamanda özellikle AB ülkelerine ihracat yapan üreticiler için de bir mecburiyet. ORKA Banyo olarak bu çağrıyı hem bir sorumluluk hem de üretimi yeniden kurgulamak için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Banyo mobilyası sektörü olarak çevresel etkinin tam merkezinde yer aldığımızın bilinciyle; ürün tasarımından malzeme seçimine kadar her aşamayı stratejik önceliğimiz olarak kabul ediyoruz.”
Dijital dönüşümü ve operasyonel mükemmeliği sürdürülebilirlik ekseninde ele aldıklarını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yayınladığımız ilk sürdürülebilirlik raporumuz, geçmiş performansımızı şeffaflıkla ortaya koymanın yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımımızı somut hedeflere dayalı olarak takip edeceğimiz bir dönüm noktasını temsil ediyor. Geleceğe dair en önemli hedefimiz, karbon ve su ayak izimizi sürekli azaltmak, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyütmek, doğal kaynak tüketimimizi daha verimli yönetmek ve toplumla kurduğumuz bağı sosyal projelerle güçlendirmektir. Biz, bu yolculuğu sadece kendi kurumumuz için değil, gelecek nesiller ve daha yaşanabilir bir dünya için sürdürüyoruz."
Yorumlar