İnovasyon, sürdürülebilirlik ve etik davranış ilkelerini temel alarak, stratejik yatırımlarla hem ekonomik hem de toplumsal değerler yaratmayı hedefleyen İstanbul Holding, yatırım modelini güçlendirecek stratejik bir ortaklığa imza attı. RePie Yatırım Holding ile gerçekleştirilen iş birliği, yatırım süreçlerinde daha kurumsal, daha şeffaf ve ölçeklenebilir bir modelin hayata geçirilmesini sağlıyor. İş ortaklığı kapsamında iki kurum teknoloji, sağlık ve tarım alanlarındaki yatırımları güçlü bir finansal ve yönetsel altyapıyla yatırımcılarla buluşturuyor.
Enerji, gıda, tarım, lojistik, bilişim ve teknoloji, savunma sanayi, sermaye ve yatırım
finansmanı, dış ticaret ve gayrimenkul gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteren
İstanbul Holding, stratejik yatırımlarla ekonomik büyümeyi toplumsal faydayla birlikte
ele alıyor. Bu kapsamda yatırım süreçlerini daha sistematik ve ölçeklenebilir bir
yapıya kavuşturmaya odaklanan İstanbul Holding, RePie Yatırım Holding ile stratejik
bir iş ortaklığı kurdu. Bu iş birliği, yatırım süreçlerinin finansal ve yönetsel altyapısını
güçlendirerek daha sistematik ve ölçeklenebilir bir yapının önünü açıyor.
“Yatırım fırsatlarını daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getiriyoruz”Geliştirilen yeni modelin yatırımcılar açısından öngörülebilir ve güvenilir bir yapı
sunduğunu belirten İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın,
“Kuruluşumuzdan bu yana yatırım yaklaşımımızı sadece finansal getiri odağında
değil, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda ekseninde şekillendiriyoruz. RePie Yatırım
Holding ile kurduğumuz stratejik iş ortaklığı sayesinde, geliştirdiğimiz projeleri daha
güçlü bir finansal analiz, daha disiplinli risk yönetimi ve kurumsal yönetişim ilkeleriyle
yapılandırarak yatırımcıya açıyoruz. Bu modelle birlikte yatırım fırsatlarını daha
erişilebilir, şeffaf ve sürdürülebilir hale getiriyoruz” dedi
Teknoloji ve sağlık şirketleri yatırımcıyla buluşuyorBu model kapsamında büyüme potansiyeli yüksek şirketleri ve projeleri yatırımcılarla
buluşturduklarını ifade eden Murat Kalsın, “Geleceğin en kritik iki alanı olan sağlık ve
teknoloji alanlarında güçlü adımlar atıyoruz. Bu kapsamda ilk olarak, sağlık
sektöründe 98 hastanede, 134 operasyon merkeziyle hizmet veren, yılda 6.5
milyondan fazla tetkik gerçekleştiren ve güçlü büyüme performansıyla Türkiye’nin
sağlık hizmetleri sektörünün başarılı kuruluşlarından Baytuna Grup’a yatırım
sürecimizi başlatmış bulunuyoruz. Görüntüleme hizmetlerinden, onkoloji
yatırımlarına, ilaç üretiminden, uluslararası açılıma kadar genişleyen bir yapı kuran
Baytuna Grup; özellikle radyoterapi ve ileri teknoloji sağlık yatırımlarıyla önümüzdeki
dönemde önemli bir büyüme potansiyeli taşıyor” dedi.
Bir diğer yatırım alanının ise bankaların tüm yazılım altyapısını uçtan uca kurabilen,
finansal teknolojiler alanında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden Innovance ile
gerçekleştirdiklerini söyleyen Murat Kalsın, “850’den fazla çalışanı, 100’ü aşkın
kurumsal müşterisi, beş global ofisi ve 20’den fazla ülkede yürüttüğü projelerle
bankacılık, ödeme sistemleri, açık bankacılık ve yapay zekâ tabanlı çözümler
geliştiren entegre teknoloji şirketi Innovance; uçtan uca dijital bankacılık altyapıları,
veri analitiği ve yapay zekâ destekli çözümleriyle finansal sistemlerin dönüşümünde
kritik bir rol üstleniyor. Innovance, yüksek kârlılık ve sürdürülebilir büyüme
performansıyla da dikkat çekiyor. Girişim sermayesi yaklaşımımız ve stratejik iş
ortaklığımızla desteklediğimiz yatırım modelimizle; güçlü bir ekosistem içinde
sürdürülebilir büyüme yaratmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Tarımda yeni nesil yatırım modeliTarım yatırımlarını da büyüttüklerine dikkat çeken İstanbul Holding Yönetim Kurulu
Başkanı Murat Kalsın, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Holding olarak yatırımcıya
açtığımız bir diğer alan ise yatırımcı tarafından yoğun ilgi gören tarım sektöründe
geliştirdiğimiz Jeotermal ile Isıtmalı Teknolojik Sera projemiz. Konya’nın Tuzlukçu
Bölgesi’nde planladığımız ve toplamda 1 milyon metrekarelik bir alana yayılmasını
hedeflediğimiz projemiz, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim prensipleri üzerine
inşa ediliyor. İlk etapta 50 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek yatırımın
büyüklüğü 8.4 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte
kısa vadede 25 milyon dolarlık bir şirket değerine ulaşılması, uzun vadede ise 500
milyon dolarlık bir yapının oluşturulmasını hedefliyoruz. Yıllık 2.5 milyon kilogram
üretim kapasitesiyle tasarlanan proje, yatırımcılara öngörülebilir ve sürdürülebilir bir
gelir modeli sunuyor. Jeotermal enerjiyle ısıtılan ve güneşten maksimum fayda
sağlayan seralar, iklim koşullarından bağımsız üretim yapabilme kabiliyetiyle yılın 12
ayı kesintisiz üretim imkânı sağlıyor. İlaçsız tarımı destekleyen modern altyapısı
sayesinde proje, gıda güvenliği açısından da stratejik bir değer taşıyor. Bunların yanı
sıra, proje; kadın istihdamını destekleyen yapısı ve bölgesel kalkınmaya katkısıyla
hem ekonomik hem de sosyal etki boyutuyla da öne çıkıyor. Daha önce BIG Tarım
yatırımı ve girişim sermayesi yatırım fonuyla attığımız adımları, RePie Yatırım
Holding ile kurduğumuz stratejik iş ortaklığıyla daha sistematik bir yapıya taşıyoruz.
Bu yeni modelle birlikte, farklı sektörlerde geliştirdiğimiz projeleri yatırımcıyla
buluşturarak, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen çok katmanlı bir yatırım ekosistemi
oluşturmayı hedefliyoruz.”
Yorumlar