TÜRKİYE'NİN TALEBİ DÖRT YILDA 10 KAT ARTTI!

TÜRKİYE'NİN TALEBİ DÖRT YILDA 10 KAT ARTTI!

Ülkesi dışında ikamet ve vatandaşlık amacıyla oluşan global emlak pazarı bu sene 100 milyar doları aşacak. Golden Visa ve vatandaşlık pazarına Türkiye kaynaklı yatırımcı ilgisi dört yılda 10 kat büyüdü. Uzmanlar, hızlanan talebin yatırımcılar açısından daha seçici ve temkinli bir dönemi işaret ettiğine dikkat çekiyor. Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan da Yunanistan ve Dubai’nin bu anlamda öne çıktığını vurguluyor.

Pandemi öncesinde 21,4 milyar dolar büyüklüğe sahip olan yatırım yoluyla oturum ve
vatandaşlık pazarı, 2026 itibarıyla 100 milyar doları aşmaya hazırlanıyor. Küresel
ölçekte hızlanan bu büyümede, artan jeopolitik belirsizlikler, vergi politikalarındaki

sıkılaşma ve servetin kuşaklar arası transferi belirleyici oluyor.

Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık programları, yatırımcılar için artık yalnızca
seyahat ve vizesiz dolaşım kolaylığı sunan bir araç olmaktan çıktı; siyasi ve
ekonomik risklere karşı uzun vadeli bir güvence mekanizmasına dönüştü. Bu pazar
pandemi yılı 2019’da 21,4 milyar dolar seviyesindeyken 2025’te 100 milyar dolara
yaklaştı. İvmeye bakılırsa 2026’ta ise bu eşik aşılacak görünüyor.

Savills verileri tabloyu gayrimenkul cephesinden doğruluyor. Küresel emlak pazarının
2026 yılında 1 trilyon doları aşması beklenirken bu büyüklüğün en az yüzde 10’unu
Golden Visa ve vatandaşlık programlarına yönelik yatırımlar oluşturacak.

Türkiye pazarı sert biçimde ayrışıyor
Küresel eğilim içinde Türkiye kaynaklı yatırımcı talebi, artış hızıyla dikkat çekiyor.
Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, Türkiye’den yurt dışındaki Golden Visa
ve yatırım yoluyla vatandaşlık programlarına yönelen talebin parasal büyüklüğünün
2020 yılında 213 milyon dolar seviyesindeyken, bu sene ilk 11 ayda 2,4 milyar doları
aştığına dikkat çekiyor. Yıllıkta 3 milyar dolara yaklaşmaya başladı. Bu tablo, dört yıl
içinde 10 katın üzerinde bir büyümeye işaret ediyor.

Narazan’a göre Türkiye kaynaklı yatırımcı ilgisindeki artışın arkasında, rezerv para ile
yatırım yapabilme imkanı, ailelerin çocukları için yurt dışında eğitim
planlaması ve uzun vadeli vergisel yapılandırma ihtiyacı bulunuyor. Ancak bu hızlı
yükselişin, yatırımcılar açısından daha temkinli ve seçici hareket edilmesi gereken bir
döneme işaret ettiğini ifade eden Narazan, bu noktada nasıl hareket edilmesi
gerektiğini de şöyle paylaşıyor:

“Türkiye kaynaklı yatırımcıların yurt dışındaki golden visa ve yatırım yoluyla
vatandaşlık programlarına ilgisi çok hızlı artıyor. Türk yatırımcıların Avrupa’da en çok
Portekiz, Yunanistan’a, Avrupa dışında da Dubai’ye ilgi gösterdiğini görüyoruz. Ancak
ülke tercihinde yalnızca yatırım tutarına ya da başvuru koşullarına odaklanmak yeterli
olmuyor. Programların hukuki çerçevesi, uygulamadaki istikrarı, uzun vadeli
sürdürülebilirliği ve olası düzenleme değişikliklerine karşı sunduğu öngörülebilirlik
mutlaka dikkate alınmalı. Ayrıca yatırımın hangi varlık üzerinden yapıldığı, bu varlığın
kullanımına ilişkin kısıtlar ve yatırımcının ilerleyen dönemde karşılaşabileceği
yükümlülükler de karar sürecinin önemli parçaları. Bu pazarda doğru ülke ve doğru
yapı seçimi, kısa vadeli maliyet avantajlarından çok hukuki güvenlik ve şeffaf süreçler
üzerinden belirleyici hale gelmiş durumda.”

Yorumlar

Top