Yunanistan gayrimenkul piyasasında yatırımcıların tercihleri değişirken, ilgi artık yalnızca merkezi bölgelerle sınırlı kalmıyor. Türk yatırımcılar da son dönemde gelecekte değer kazanma potansiyeli taşıyan yeni lokasyonlara yönelirken, liman yatırımları, büyük ölçekli dönüşüm projeleri ve altyapı hamleleri yatırım kararlarında belirleyici rol üstleniyor.
Atina’nın güneydoğusunda yer alan Lavrio’da son dönemde hayata geçirilen liman yatırımları, özelleştirme süreci ve büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleriyle yatırım çevrelerinin yakından takip ettiği bölgeler arasında öne çıkıyor.
Bölgede yaşanan dönüşümün, uzun vadeli değer artışı beklentisini destekleyen önemli gelişmeler arasında gösterildiği belirtiliyor.
Türk yatırımcıların yatırım tercihlerine ve değişen trendlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Solena Grup Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ela Aydoğan Keskineğe, gayrimenkulde asıl fırsatın bugünkü fiyatlardan çok bölgelerin gelecek potansiyelini doğru analiz etmekten geçtiğini söyledi.
Yunanistan’a yönelik yatırım ilgisinin son yıllarda belirgin şekilde arttığını belirten Keskineğe, bu hareketliliğin yalnızca tek bir nedene bağlı olmadığını ifade etti.
Keskineğe, gayrimenkul piyasasındaki gelişim, yabancı yatırımcı talebindeki artış, turizm sezonunun uzunluğu ve uzun vadeli değer artışı beklentisinin yatırım kararlarında etkili olduğunu söyledi.
“ATİNA MERKEZ ARTIK TEK SEÇENEK DEĞİL”
Yatırımcıların artık yalnızca bilinen merkez lokasyonlara odaklanmadığını vurgulayan Keskineğe, yatırım anlayışının da değişmeye başladığını anlattı.
Keskineğe, yatırımcıların rotasının Atina merkezden gelişim potansiyeli yüksek bölgelere kaydığını belirterek, gelecekte değer kazanma ihtimali bulunan lokasyonların daha fazla öne çıktığını söyledi.
Keskineğe, “Atina merkezde olmak tek başına doğru yatırım anlamına gelmiyor. Bir mülkün hangi sokakta olduğu, ulaşım bağlantıları, çevresindeki dönüşüm, hedef kiracı profili ve bölgenin birkaç yıl sonraki potansiyeli çok daha belirleyici hale geldi.” dedi.
Yatırımcıların artık yalnızca bugünün popüler bölgelerine değil, geleceğin gelişim noktalarına odaklandığını belirten Keskineğe, doğru lokasyon analizinin yatırım kararlarında kritik rol oynadığını ifade etti.
Bir bölgeyi yükselen yatırım noktası yapan kriterlerin altyapı yatırımları, ulaşım bağlantıları, turizm potansiyeli, yeni istihdam alanları, sosyal dönüşüm ve arz-talep dengesi olduğunu belirten Keskineğe, yatırım analizlerinde yalnızca bugünün değil, geleceğin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“LAVRİO GÜÇLÜ BİR DÖNÜŞÜM HİKÂYESİNE SAHİP”
Son dönemde öne çıkan bölgeler arasında en çok Lavrio’nun dikkat çektiğini belirten Keskineğe, bölgenin eski sanayi kimliğinden modern bir sahil ve yatırım merkezine doğru hızla ilerlediğini aktardı.
Lavrio’nun liman, marina ve turizm yatırımlarıyla çok yönlü bir dönüşüm süreci yaşadığını belirten Keskineğe, bölgenin gelecekte önemli bir değer üretme potansiyeli taşıdığını söyledi.
Keskineğe, Lavrio’da yeni başlayacak “Mini Ellinikon” projesiyle lüks konut ve alışveriş merkezi, Olympic Marina kapasitesinin iki katına çıkarılması, liman geliştirme ihalesi ve turizm yatırımlarıyla çok yönlü bir dönüşüm sürecinin başladığını anlattı.
Bu dönüşüm sürecinin bölgenin ekonomik canlılığını artıracağını, yeni işletmelerin ve yatırımların önünü açacağını ifade eden Keskineğe, Lavrio’nun yalnızca Golden Visa kapsamında yatırım yapanlar açısından değil, uluslararası yatırımcıların lüks gayrimenkul segmentindeki yeni rotalarından biri olarak da öne çıktığını dile getirdi.
Keskineğe, bölgenin tüm bu özellikleriyle farklı yatırımcı profillerinin ilgisini çektiğine işaret etti.
“LAVRİO’DA YAŞANAN SÜREÇ GAYRİMENKUL PİYASASINI DOĞRUDAN DESTEKLEDİ”
Keskineğe, Lavrio’nun gelecekte daha seçkin bir yaşam ve yatırım merkezi olarak konumlanma potansiyeline sahip olduğunu belirterek, bölgenin uzun vadeli değer yaratma kapasitesinin uluslararası yatırımcılar açısından da dikkat çekici hale geldiğini söyledi.
Keskineğe, Lavrio’da yaşanan bu sürecin gayrimenkul piyasasını da doğrudan desteklediğini vurgulayarak, 2025 yılında Yunanistan’ın en kârlı ikinci devlet limanı konumuna yükselen Lavrio Limanı’nın, 2026 yılı için 250’nin üzerinde kruvaziyer rezervasyonu aldığını, liman cirosunun ise 6 milyon avroyu aştığını söyledi.
Marinetek Adriatic ile yapılan anlaşma kapsamında marina kapasitesinin 2026 yılı sonuna kadar 240 yeni yat bağlama alanıyla genişletileceğini belirten Keskineğe, bunların 35’inin 30 metre üzerindeki mega yatlara hizmet verecek şekilde planlandığını ifade etti.
Keskineğe, “Marina yatırımları yalnızca deniz turizmini büyütmüyor. Restoranlardan otellere, perakendeden hizmet sektörüne kadar geniş bir ekonomik ekosistemi harekete geçiriyor. Bu da orta ve uzun vadede gayrimenkul değerlerini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.” dedi.
“LİMAN ÖZELLEŞTİRMESİNE REKOR İLGİ”
Keskineğe, liman havzası ile kara sahasında planlanan altyapı iyileştirmelerinin de bölgenin yatırım cazibesini artıracağını ifade etti.
“Liman özelleştirmesi sonrasında gayrimenkul piyasasında yaşanan dönüşümün en güçlü örneklerinden biri Pire’de görüldü. Lavrio’da da benzer bir dönüşüm döngüsünün başladığını görüyoruz.” değerlendirmesinde bulunan Keskineğe, Atina Havalimanı’na yakınlığı, Kiklad Adaları’na açılan kapı konumu ve Atina merkezine kıyasla daha erişilebilir fiyat seviyeleri sayesinde Lavrio’nun uzun vadeli değer artışı arayan yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.
“LOKASYON SEÇİMİ GELECEĞİ OKUMAYI GEREKTİRİYOR”
Kendilerinin de geçmişten gelen deneyimle özellikle geleceği okuma konusunda yatırımcılara önemli fırsatlar sunduklarını belirten Keskineğe, şunları söyledi:
“Solena’nın farklı bölgelerde proje geliştirme stratejisi yalnızca bugünkü popüler noktalara odaklanmıyor. Yatırım yaklaşımımız uzun vadeli değer yaratma hedefi üzerine kurulu. Biz sadece bugünün popüler bölgelerine değil, yarının değer kazanacak lokasyonlarına odaklanıyoruz. Lavrio’da dönüşüm potansiyelini ve bölgenin gelecekte oluşturacağı değeri görüyoruz.”
Keskineğe, gayrimenkulde doğru lokasyon analizinin yatırımın başarısında en kritik unsurlardan biri olduğunu belirterek, “Tek bir kriter söylemem gerekirse lokasyon derim. Ancak lokasyon sadece harita üzerindeki merkezi bir nokta değildir. Ulaşım, turizm, arz-talep dengesi, bölgesel dönüşüm ve gelecekteki değer artışı birlikte değerlendirilmelidir.” dedi.
Solena olarak yatırımcılara farklı ihtiyaçlara yönelik projeler sunduklarını belirten Keskineğe, her projede ortak hedeflerinin doğru lokasyon, güçlü potansiyel, güvenilir süreç yönetimi ve sürdürülebilir yatırım değeri olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar